untitledRüzgar Enerjisi Dergisi | Mart – Nisan 2015, Sayı 3

Engin Deniz 
Enerji Sistemleri Mühendisi

Fosil yakıtların anlık tüketim hızı dünyada doğal fosil oluşum hızının 300.000 katına denk gelmektedir ki; bir günde bin yıllık oluşum tüketilmektedir. Ayrıca; hem çevreye zararları açı- sından, hem de yenilenebilir özelliğe sahip olmadığından alternatif enerji kaynakları araştırılmakta ve yaşam kalitesi yüksek olan ülkelerde temiz ve yenilenebilir enerji üretimi yollarına gidilmektedir.

Araştırmalara göre CO2 emisyonunun üçte biri elektrik üretiminden kaynaklandığı için elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek bir zorunluluk olarak gözükmekte ve özellikle sayısı hızla artan rüzgar enerji santrali (RES) 20 yıl içerisinde dünya elektrik üretiminin %12’sini karşılayabileceği öngörülmektedir.

Kısaca özetlersek; rüzgar türbinlerinden elde edilebilecek teorik güç; rüzgar türbini kanat merkez noktasının yerden yüksekliğindeki (göbek yüksekli- ği) rüzgar hız değerinin kübü ve türbin kanat çapının karesi ile orantılıdır. Rüzgar türbinlerinde bir diğer önemli konu kapasite faktörüdür. Kapasite faktörü rüzgar türbininin nominal gücü ile yıllık sağladığı enerji miktarı arasında ilişki kurar. Ölçülen rüzgar hızlarının dağılımları kullanılarak bir kapasite faktörü öngörülebilir fakat gerçek kapasite faktörü RES işletmeye alındıktan sonra ortaya çıkmaktadır. EPDK (Enerji Piyasası Denetleme Kurulu) kapasite faktörü %30’un Latina olan RES projelerine elektrik üretim lisansı vermeyeceğini açıklamıştır.

Türkiye’nin elektrik enerjisi talebi kriz yılları hariç hızlı bir şekilde artmış- tır ve bu artış hızının devam edeceği düşünülmektedir. Belli varsayımlar ışığında brüt elektrik talebinin 2003- 2010 döneminde ortalama yıllık artış oranın %8 olduğu hesaplanmış, 2003-2020 döneminde ise %7,7 olacağı tahmin edilmekted. Talepteki yüksek artışı güvenilir bir şekilde karşılayabilmek amacıyla 2003 yılında 35587 MW olan toplam kurulu gücün 2010 yılında 48816 MW’a ve 2020 yılında ise 96348 MW’a çıkarılması gerekiyor. Yapılan planlamalara göre rüzgar enerjisinin 2003 yılında %0,1 (19 MW) olan payı hızla artarak 2014 yılında %6 (3424 MW) ve 2020 yılında %10,6 (9249 MW) oranında olacağı tahmin edilmektedir.

1998 yılında hazırlanmış olan TÜSİ- AD’ın “21. Yüzyıla Girerken Türkiye’nin Enerji Stratejisinin Değerlendirilmesi” adlı raporunda ki verilere göre; Türkiye’nin karasal alanlarında 20.000 MW’lık kullanılabilir potansiyeli bulunduğu, Türkiye ilk etapta bunun yarısını, yani 10.000 bin MW’lık kısmını hedefleyebileceği vurgulanmıştır. TÜSİAD’ın raporunda RES toplam kurulu gücünün, 2000 yılında 300 MW, 2010 yılında 2.979 MW ve 2020 yılında 7.849 MW olacağı tahmin edilmiştir.

Devamını okumak için tıklayınız: Engin_Deniz- Kose_Yazisi