logo_bosphorus

Hazırlayan: Mehmet Öğütçü, The Bosphorus Energy Club Başkanı

Amaç

 

  1. Türkiye’nin kapsamlı enerji projelerinin uzun vadeli ve maliyeti elverişli temelde finansmanını desteklemek için bir enerji fonunun oluşturulması, The Bosphorus Energy Club’ın 11 Aralık 2014 tarihinde yaptığı toplantının ana konusuydu.

 

  1. Tartışmalar neticesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı (ve Onursal Başkan) Taner Yıldız ve Kulüp üyelerinin büyük çoğunluğu bu girişimi memnuniyetle karşıladılar, konsepti daha da geliştirilecek bir ön çalışma hazırlanmasını istediler. Sözkonusu çalışmanın, Türk hukûmetinin bu konudaki halen devam eden değerlendirmesine özlü katkı sağlaması öngörülmektedir.

 

  1. Kamu kaynaklarının, özel amaçlı yatırım fonlarına nasıl destek olabileceğine dair (doğrudan Hazine veya TÜBİTAK gibi diğer devlet kurumları aracılığıyla) test edilmiş bazı örnekler halihazırda mevcut. Tümüyle yeni çözümler bulmaya çalışmak ve ateşi yeniden keşfetmek yerine, geçmişte ve günümüzde uygulanagelen Hazine’nin Türk özel sermaye fonlarını çağırması gibi bazı örneklerden ilham alınmalıdır.

 

  1. Ancak şu da unutulmamalı ki enerji sektörü artan talebi karşılayacak yeni projeler ve mevcut tesislerin yenilenmesi için süratle ve büyük miktarlarda yatırım ihtiyacı duymaktadır. Ve bu yatırımlar için finansman uzun vadeye yayılmalı, mümkün olduğu kadar düşük maliyetle sunulmalıdır. Türkiye’deki enerji kaynaklarına eşit erişim ve bağlantı sağlamak, kesintisiz enerji akışı sunmak için özellikle de kritik altyapı projelerine daha fazla yatırım yapılması, kapasitenin büyütülmesi, eskiyen tesislerin yenilenmesi ve verimliliğin artırılması gerekiyor. Önümüzdeki on yılda yıllık 12 milyar dolara yaklaşan bir enerji finans ihtiyacı söz konusudur.

 

  1. Buna karşılık, Türkiye’deki yerli finans piyasaları, elektrik üretimi, petrol/doğal gaz arama ve kullanım, enerji iletim, depolama, dağıtım ve teknoloji geliştirmeye yetecek kadar elverişli koşullarda fon toplayamamaktadır. Bulunabilen sermayenin maliyeti de yüksek. Ayrıca, finansörler özellikle geri ödemesi uzun süren ve geri dönüşüm oranı düşük olan sermaye yoğun enerji projeleri için kritik önemdeki uzun vadeli finansmanı sağlamakta güçlüklerle karşılaşmaktadırlar.

 

Madalyonun diğer yüzü

 

  1. Geniş destek toplayan “Türkiye Enerji Fonu” fikrine tabii ki tüm üyeler aynı derecede olumlu bakmıyor. Bazı üyeler, böyle bir fonun banka ve diğer finans kuruluşlarının faaliyet alanına girdiğini, böyle bir girişimin hükûmet, Devlet’in enerji sektöründeki varlığını azaltmaya odaklanırken, bunun tam tersi sonuç doğurabileceği kaygısını dile getirdiler. Özel işletmelerin giderek hakim konuma geçtiği enerji sektörüne daha fazla devlet müdahalesi çekmemek gerektiği görüsü de dile getirildi.

 

  1. Sonuçta, farklı görüşleri uzlaştırarak ortak anlayış çizgisinde buluşmak her zaman kolay değil. Bu kaygılarda doğruluk payı olmakla birlikte sektörün “nev-i sahsına münhasır” özellikleri, yabancı yatırımcıların kamu desteğini hissetmeleri gereksinimi, şimdiye kadar ki girişimlerin yeterince başarıya ulaşmaması gibi nedenlerle enerji projeleri ve şirket birleşme/alımları için daha ucuz ve uzun vadeli finansman sağlama hedefine devletin de katkı sağlayacağı çeşitli alternatiflerin araştırılmasının önemli olduğu görüşündeyiz.

 

  1. “Türkiye Enerji Fonu” oluşturulurken, devletin keyfi müdahalesinin önüne geçmek ve şeffaf bir yönetişim yapısı kurmak için çekirdek sermayeyi sağlaması öngörülen devletin dış kaynaklı fonların beklentilerine uygun şekilde bu Fon’a katılması sağlanmalıdır. Bu amaçla, 11 Aralık 2014 görüşmeleri ışığında ve Sayın Bakan Taner Yıldız’ın çağrısı üzere, ileride daha da geliştirilecek olan belli başlı görüşleri aşağıda sunmak istiyoruz.

Devamı için tıklayınız: Energy_Fund_Proposal_final_14February_2015