Categories
Archives
The Bosphorus Energy Club | Doğalgazı her yerden alabiliriz ama…
7877
post-template-default,single,single-post,postid-7877,single-format-standard,ajax_leftright,page_not_loaded,,wpb-js-composer js-comp-ver-5.2,vc_non_responsive

Doğalgazı her yerden alabiliriz ama…

23:36 05 October in BEC IN THE MEDIA

Capital Dergisi | Eylül 2017 Sayısı

Mehmet Öğütçü | Enerjik Bakış Köşesi

Doğu Akdeniz enerjisi üzerine bir konferans vermemi istediklerinde hangi kentte olduğunu görür görmez başka soru sormaya gerek kalmaksızın “Memnuniyetle geliyorum” dedim. Zira Avrupa’da henüz ziyaret etmediğim birkaç ülkeden birisiydi Malta. Öyle anlaşılıyor ki Akdeniz’de Sicilya’nın hemen güneyinde yer alan bu muhteşem güzellikteki ada, İsrail, Kıbrıs, Mısır ve Lübnan açıklarındaki zengin doğal gaz kaynaklarının geleceğini tartışmamız için boşuna seçilmemişti. Tartışmalarımızdan çıkan sonucun özeti:

1 ) İsrail gazının, özellikle de ihraç amaçlı Leviathan sahasındaki rezervlerin üretilip boru hatlarıyla Türkiye’ye gelmesi mevcut koşullar altında mümkün değil. Belki 2025 sonrasında koşullar değişirse ve fiyat yeterince rekabet edebilirse olabilir. Hem dünyada gaz bolluğu var hem fiyatlar düşük ve piyasalar doygun hem de gerekli yatırımın yapılması ve zamanında tamamlanması kolay değil. 3 yıl önce Avustralyalı Woodside’ı ıvır zıvır bir bürokratik nedenden dolayı küstürmeselerdi İsrail gazı bugün rakiplerinden daha önce piyasaya çıkarak avantaj kazanacaktı. Halihazırda Tamar sahası, hem kendi iç tüketimini karşılamaya hem de Ürdün ve Filistin’e gaz satmaya yetecek düzeyde. Leviathan başka bir bahara.

2 ) Kıbrıs’ta 6’ncı blokta gaz bulunursa (ki Mısır’ın 850 milyar metreküplük Zohr sahasına çok yakın) bölgede ve Kıbrıs’ta oyun değişir. Nitekim Kıbrıs’ta temmuz ayı sıcak geçecek gibi görünüyor. Önce Cenevre’de görüşmelerin üçüncü (belki de sonuncu) turu başlayacak. Bir sonuç çıkmayacak ama temmuz ortasına kadar sürebilir. Güney Kıbrıs’ta Total şirketi gaz aramalarına başlayacak; buna tutarlılığını sürdürmesi bakımından Ankara’nın ‘taciz’ ile yanıt vermesi bekleniyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın “iftar” için Barbaros Hayrettin arama gemisine KKTC Enerji Bakanı ile çıkması, bunun ön habercisi olarak görülebilir. Yine temmuz sonunda BM barış gücünün süresinin uzatılması, asker sayısının azaltılması (toplam maliyet maaşlar dahil yıllık 200 milyon dolar civarı) söz konusu. Zira dünyada sıcak çatışmalar varken ‘dormant’(uykuda) bir çatışmaya bu kadar kaynak ayırmayı haklı göstermek giderek zorlaşıyor. Bu yüzden, Kıbrıs dosyasından sorumlu yetkililer temmuzda tatil planlıyorlarsa bence hemen iptal etsinler!

3 ) Lübnan’ı unutun. Yakında lisans için ihale turları başlayacak ama bu konuda ilerleme kaydetmek için yeterli kapasitesi yok. Toplantıdaki Lübnanlı yetkililer de bunu kabul etti.

4 ) Mısır’ın iç talebi, 2030’a kadar 50 milyar metreküpten 70 milyar metreküpe çıkacak ve İdku/Damietta’dan LNG ihracatı mümkün. ENI ve BP’nin işlettiği Zohr sahasındaki üretimin çoğu iç tüketime gidecek ama ilaveten bulunan 13 gaz sahasıyla birlikte düşünülürse 2020 başlarından itibaren ihracat imkanı olacak. Bu da İsrail ve Kıbrıs gazı için kötü haber tabii ki.

5 ) Irak’ın Kürt bölgesindeki Miran ve BinaBawi gazı, gerekli yatırım hemen yapılırsa, 3-4 yıl içinde Türkiye’ye gelebilir. Hurmala ve Cemcemal yatakları da katılırsa ihtiyacımızın en az üçte biri 300 km’lik doğrudan boru hattıyla ülkemize gelebilir. Bununla birlikte bölgenin siyasi ve güvenlik gelecek görünümü, finansman bulunması ve Ankara ile ilişkilerinin niteliği de bu projenin başarıyla tamamlanıp tamamlanmayacağını belirleyecek.

6 ) Türkiye ve AB enerji pazarlarını kimseye kaptırmak istemeyen Rusya boş durmuyor, Doğu Akdeniz’de Rosneft, Gazprom ve Rosatom üzerinden…

7 ) ABD kaya gazı ihracatı, Çin’in yeşil enerjiye geçişi, AB’de gaz talebi ve boru hattı LNG/FSRU/depolama altyapısı, fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye geçiş, alternatif gaz projeleri, jeopolitik gerginlikler de Doğu Akdeniz’in gelecek konumunu etkileyecek. Bölgenin en önemli enerji tüketicisi, tüccarı ve transit ülkesi olarak Türkiye, bir yandan bölgedeki menfaatlerinin aşındırılmasına izin vermeyeceğini ustaca bir diplomasiyle yapıcı ve iş birliğine açık bir ülke olarak göstermeli. Diğer yandan da Doğu Akdeniz’de etkili oyun kuruculardan birisi olmak için çatışmacı dilden ve karşısında cepheler oluşturulmasına mühimmat sağlamaktan kaçınmak zorunda. Jeopolitik nüfuz alanı emellerine hizmet ettiği sürece, fiyatı rekabet edebilir düzeyde ve zamanlama da uygun ise mevcut bazı kontratların süresinin dolacağı 2025’ten sonra Doğu Akdeniz gazı bizim boru hatlarına zerk edilebilir.